Hakkımızda


Kaze Yapı;
Proje üretiminde Kentin, ilçenin, semtin tarihi yapısına uygun modern, yenilikçi, estetik ve tabiatın doğal güzelliklerini muhafaza edip ayrıca peyzaj alanlarına titizlikle yaklaşmayı temel ilke edinmektedir.

Kaze Yapı;
Yeni projelerinde etüt çalışmasından başlayarak, projenin bitimine kadar özverili iş takibi ile çevresine örnek olabilecek projeleri hayatta geçirmeyi hedeflemektedir.

Kaze Yapı;
Tüm bu faaliyetleri gerçekleştirirken karşılaştığı problemleri genç ve dinamik ekibi ile çözüme odaklı çok yönlü aşabilmektedir.

Ofis Ekibi

TURAN BİLİCAN

Proje Geliştirme Müdürü

(Gayrimenkul Değerleme Uzmanı)

Gsm: +90 541 542 00 78

turanbilican@kazeyapi.com

info@kazeyapi.com

ZEYNEP EKŞİ

Proje Satış Sorumlusu

(İç Mimar)

Gsm: +90 536 353 11 68

zeynepeksi@kazeyapi.com

info@kazeyapi.com

Faaliyet Alanları

  • Bina ve Konut Projeleri
  • İş Merkezleri
  • AVM İnşaatları
  • Oteller, Turistik Tesisler
  • Kamu Binaları
  • Hastaneler, Okullar
  • Büyükelçilik Binaları

        
                                            



Kentsel Dönüşüm

  • Belediye İmar Müdürlüğü, Tapu Müdürlüğüne başvurarak binaya ait mevcut projeler (var ise) temin edilir.
  • Bina Deprem Risk Raporu alınır. Raporun temini için binaya ait (var ise) mevcut projeler tapu(daire tapusu, kat mülkiyeti yok ise daireye ait hisseli arsa tapusu), Nüfus Cüzdan fotokopisi ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığına Başvuru yapılır.
  • Teknik inceleme tespit ve çalışmalar sonucu Deprem Risk Raporu hazırlanır.
  • Deprem Risk Raporu 7 gün içerisinde üst yazı ile bağlı bulunan İlin Çevre ve Şehircilik Bakanlığına sunulur.
  • Bakanlık raporu inceler ve 10 gün içerisinde eksik yoksa onaylar. Raporda bina riskli ise Bakanlık Tapu Müdürlüğü bir yazı ile bina tapu kütüğüne Riskli Yapı şerhini koyar.
  • İlgili Tapu Müdürlüğünden tüm maliklere Bakanlık Resmi Yazısı iletilir. (Resmi yazının tebligatı ile 15 gün içinde ilgili Bakanlık İl Müdürlüğüne rapor için itiraz hakkı vardır.)
  • Resmi yazının tebliğinden sonra bina riskli ise 60 gün içinde bina maliklerinin en az 2/3 (tapu hisse) çoğunluğu ile Bina Ortak Karar Protokolünde imza altına alınır. (Binayı nasıl, ne zaman, ne şekilde ve dağılımda yapılacağına ait bir protokoldür). Bina Ortak Karar Protokolü bağlı bulunan İl Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Kentsel Dönüşüm Müdürlüğüne bir dilekçe ile sunulur.
  • Binanın yeniden inşaatı veya takviye güçlendirmesi için Bakanlık oluru ve Bakanlıkça anlaşma sağlanan Bankalar aracılığı ile Kentsel Dönüşüm kredisinden yararlanılır.
  • Binanın yeniden yapımı sırasında kat malikleri Bakanlık İl Müdürlüğüne başvuruda bulunarak (18 ay) kira yardımından faydalanabilirler.
  • Binanın yeniden inşaatı veya güçlendirilmesinin yapılması için tüm işlemler(proje, evrak takibi, kira destek süreçleri vb.) Kaze Yapı tarafından hazırlanır ve Ruhsat alınır.
  • Binanın yeniden inşaatı veya güçlendirilmesi kat maliklerinin ortak kararı ile seçip anlaşacağı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müteahhitlik lisansına sahip firmalar ile sözleşme yapılır.
  • Yapımı tamamlanan bina için bağlı olunan Belediyeden (Depreme dayanıklı projesine uygun yapılmış, eksiksiz bina) İSKANLI TAPULAR Kaze Yapı tarafından alınır.

Kentsel dönüşümün çözüm getirdiği problem sahalarının çeşitliliği doğrultusunda süreci yönlendiren mevzuat da benzer oranda kapsamlıdır. Projenin hedef ve amaçlarına göre aşağıda belirtilen mevzuat kentsel dönüşümün hukuksal çerçevesini çizmektedir.

  1. Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Yıpranan Tarihi ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun: Kanun No. 5366 Kanun Kabul Tarihi: 16/06/2005
  2. Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun: Kanun No. 6306 Kabul Tarihi: 16/5/2012
  3. Belediye Kanunu’nun 73. Maddesi
  4. 26023 sayılı Yıpranan Tarihi Ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması Ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği: Kanun No. 2005/9668 Bakanlar Kurulu Karar Tarihi: 17/11/2005
  5. 644 sayılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname: Karar Sayısı KHK/644
  6. Dönüşüm Projeleri Özel Hesabı Gelir, Harcama, Kredi ve Kaynak Aktarımı Yönetmeliği: Karar Tarihi: 13/09/2012
  7. 755 Sayılı Gecekondu Kanunu: Karar Tarihi 20/07/1966
  8. 2985 Sayılı Toplu Konut Kanunu: Kanun Numarası: 2985 Kabul Tarihi: 02/03/1984
  9. 2981 sayılı İmar Ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler Ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun: Kanun Numarası: 2981 Kabul Tarihi: 24/02/1984
  10. Afet Riski Altında Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliği: Karar Tarihi 15/12/2005
  11. İmar Kanunu: Kanun Numarası: 3194 Kabul Tarihi: 03/05/1985
  12. Belediye Kanunu: Kanun No. 5393 Kabul Tarihi: 03/07/2005

Dönüşümün en sık hayata geçirildiği kent parçaları merkezde kalmış çöküntü bölgeleridir. Çöküntü bölgelerinden kasıt, bazı toplumsal ve ekonomik dinamikler sebebiyle gelişmesi engellenen, yoksulluk oranının yüksek olduğu ve taşınmazları sürekli olarak değer yitiren kent parçalarıdır. Bu bağlamda düşünüldüğünde kentsel dönüşümün en temel işlevi bu çöküntü alanlarında bütüncül, sürdürülebilir ve kalıcı çözümler üretebilmektir. Sosyal konut üretimi, gecekondu önleme bölgesi dönüşüm projeleri çöküntü alanlarını proje sahası olarak ele alan projelerin başında gelir.

Kentsel dönüşüm alanları içinde niteliksiz ve afet riski altındaki yapıların bulunduğu bölgeler büyük önem arz etmektedir. Sakinlerinin can ve mal güvenliğini sağlayamayan konut stoku kentsel dönüşümün ivedilikle yerine getirilmesi gereken alanlardır. Niteliksiz yapılar afet riskinin yanı sıra ekonomik ömrünü tamamlamış konut stokunu da kapsamaktadır. Bu açıdan bakıldığında kentsel dönüşüm güvenliksiz yaşam alanlarını hem insani hem de iktisadi açılardan yeniden yapılandırmayı hedeflemektedir.

Çöküntü bölgeleri ve standart altı yaşam alanlarının yanı sıra değişen kent yapısına uyum sağlamayan kent parçaları da kentsel dönüşüm alanları arasındadır. Kent merkezinde kalmış sanayi bölgelerinin dönüştürülmesi bu kapsamda görülmesi gereken projelerdir. Bu tip projeler kent merkezinde mekânsal kalitesi yüksek cazibe merkezleri yaratarak kent ekonomisine ve istihdamına doğrudan katkı sağlamayı hedefler.

Dönüşüm, doğal süreçler içerisinde, zorlama olmadan, kendi dinamikleri dâhilinde mevcut durumdan bir başka duruma geçişi ifade eder. Bu açıdan bakıldığında gerekli koşulların etkin olduğu bölgelerde kentsel dönüşüm kaçınılmazdır. Kentsel dönüşüm sürecini başlatan merci sıklıkla yerel yönetimlerdir. Yerel yönetimlerin resmi başvuruları ile yapılan incelemeler sonrasında Toplu Konut İdaresi’nce uygun görülen alanlarda yerel yönetimlerle ön protokol imzalanmasıyla kentsel dönüşüm süreci başlatılmış olur. Yerel yönetimler proje alanına ait harita, plan, jeolojik etüt gibi teknik verilerin sağlanmasını koordine etmekle yükümlüdür. Hak sahipleri ile görüşmeler, taşınmazların değer tespiti, avan vaziyet planı ve imar planı taslaklarının hazırlanması bu süreçte yerine getirilmesi gereken aşamalardır. Ön protokol sonrasında tamamlanan çalışmalar ışığında projenin fizibilite analizi yapılır; piyasa şartları, değerleme ve projelendirme detayı ile birleşerek uygun görüldüğü takdirde ana protokol imzalanır. Ana protokolün imzalanması sonrasında hak sahipleriyle uzlaşmanın esas olduğu muvafakat görüşmeleri yerel yönetimlerce sürdürülür. Uzlaşmanın sağlanmasıyla kentsel dönüşüm alanının tasfiyesi ve mülkiyet devriyle yeni yaşam alanlarının üretilmeye başlaması hayata geçmiş olur.

Kentsel dönüşüm olgusunun geniş tanımsal kapsamının da işaret ettiği gibi pek çok aktör işleyişte aktif rol oynamaktadır. Kentsel dönüşüm süreçlerinin en temel üç bileşeni kamu sektörü, özel sektör ve sivil toplumdur.

Kentsel dönüşümün günlük hayat pratiklerinde ve yaşam standartları üzerindeki yansımaları düşünüldüğünde en çok etkilenenler proje sahası içinde ve etrafında ikamet eden nüfustur. Kimi sosyal ve ekonomik sebeplerin zaman içinde yarattığı birikim sonucunda çöküntü bölgelerine hapsolmuş kent nüfusu doğru kentsel dönüşüm uygulamaları ile yaşam standartlarında iyileşme sağlamaktadır.

Türkiye’deki kentsel dönüşüm işleyişinde en belirleyici aktör kamu sektörüdür. Gerek yerel yönetimler gerekse merkezi hükümet kentsel dönüşüm politikalarının belirlenmesi ve yürütülmesinde temel rol oynamaktadır. Kentsel dönüşüm stratejilerindeki başarı ya da hatalar orta ve uzun vadede politika yapıcıların performansını belirleyen ölçütleri sağlamaktadır.

Kentsel dönüşümün etki sahasında olan üçüncü bileşen özel sektördür. Özel sektörün kentsel dönüşümdeki rolü ve etkinliği 1980’lerden beri artarak kendini göstermiştir. Özellikle 2000’lerde başlayan süreçte yerel yönetimler ve özel sektör arasında güçlenen işbirliği kentsel dönüşümün ilk kez kent stratejisi olarak tanımlanmasını sağlamıştır. Kentsel dönüşümde etkinliği olan sektörlerdeki çeşitlilik de göz önüne alındığında özel sektörün kentsel dönüşümden fazlaca etkilendiği söylenebilir.

Kentsel dönüşümü gerekli kılan faktörler çok boyutlu sosyal ve ekonomik dinamiklerdir. Bu sebeple getirileri de aynı oranda geniş bir yelpazede değerlendirilmedir.

En birincil getiri standart altı olan kentsel yaşam alanlarının yerine can ve mal güvenliğini sağlayan fiziksel yapıların üretilmesidir. Bu sayede sosyal ve ekonomik anlamda baş göstermiş çöküntüye bütüncül bir çaba ile müdahale edilir ve uzun vadede sürdürülebilir bireysel ve toplumsal kazanımlara erişilir. Bu açıdan bakıldığında kentsel dönüşüm bireylerin yaşam standartlarını yükseltmek suretiyle orta ve uzun vadede kalıcı kalkınma hamlelerinin yapılmasına zemin sağlama potansiyeline sahiptir.

Kentsel dönüşümde etkinliği olan sektörler bazında düşünüldüğünde sürecin ülke ekonomisine sağladığı katkı yadsınamaz boyutlardadır. Piyasanın hem arz hem talep bileşenlerine hitap eden kentsel dönüşüm bilhassa kısa vadede ekonomide hatırı sayılır bir canlanma ve hareketlilik yaratmaktadır.

İş imkânlarının yaratılmasının yanı sıra inşaat, konut ve finans sektörlerindeki hareketlilik hem yerel ekonomiler hem de ülke ekonomisi için rekabet gücünü arttırıcı hatırı sayılır avantajlar sağlamaktadır.

1.RİSKLİ BİNALAR NASIL TESPİT EDİLİR?

Riskli binaların tespiti, maliklerin tapu ve kimlik fotokopisi ile yapacakları müracaat üzerine, Bakanlıkça lisans verilen ve listesi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın resmi internet sitesi ile www.kentseldonusum.gov.tr adresinde güncel olarak yayımlanan kurum veya kuruluşlarca yapılır.

2.RİSK TESPİTİ YAPTIRMAK ZORUNLU MU?

Kanunda risk tespiti yaptırılması zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak, ülkemizde pek çok binanın; mühendislik hizmeti almadan yapıldığı, malzeme ve işçilik açısından teknik gerekliliklere uygun olmadığı, özellikle beton kalitesinin çok düşük olduğu ve deprem açısından risk taşıdığı belirlenmiştir. Bu yüzden, konutunda güven ve huzur içerisinde yaşamak isteyen, oturduğu binanın riskli olabileceğinden şüphelenen her vatandaşın risk tespiti yaptırması uygun olacaktır.

3.ESKİ VE YIPRANMIŞ DURUMDA OLAN BİNALAR İÇİN DE RİSK TESPİT YAPILACAK MI?

Kanun hükümlerinden faydalanılabilmesi için malikler tarafından Bakanlıkça lisans verilen kurum veya kuruluşlara risk tespitinin yaptırılması şarttır.

4.BİNANIN RİSK TESPİTİNİ YAPTIRABİLMEK İÇİN MALİKLERİN 2/3 ÇOĞUNLUĞU GEREKLİ MİDİR?

Binanın risk tespitini yaptırmak için maliklerin 2/3 çoğunluğu ile karar alınmasına gerek yoktur. Risk tespiti için maliklerden birinin müracaatı yeterlidir.

5.RİSK TESPİTİ YAPTIRMAK İSTEYEN BİR MALİKE DİĞER MALİKLERİN ENGEL OLMASI HALİNDE NE YAPILACAK?

Riskli binaların tespitini, tahliyesini ve yıktırılmasını engelleyenler hakkında Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümleri uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulur.

6.RİSKLİ YAPININ TESPİT MASRAFLARI VE YIKIM MASRAFLARINI KİM ÖDEYECEK?

Riskli yapı tespitleri ve yıkım işlerinin masraflarını firmamız üstlenir.

7.RİSKLİ BİNA TESPİTİNE İTİRAZ EDEBİLİR Mİ?

Riskli olarak tespit edilen binalar tapu müdürlüğüne bildirilir ve tapu kütüğüne işlenir. Malikler, tapu müdürlüğünce yapılacak tebligattan itibaren 15 gün içinde, İstanbul, İzmir, Bursa’da Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüklerine, diğer illerde ise, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri’ne verecekleri bir dilekçe ile riskli yapı tespitine itiraz edebilme haklarına sahiptirler.

Şirketimiz belediyeden alınan bina yıkım ruhsatına paralel olarak gerekli tedbirlerin alınmasından sonra bina yıkımını gerçekleştirir.

1.RİSKLİ BİNANIN YIKTIRILMASI SÜRECİ NASIL İŞLEYECEK?

Riskli bina tespitinin kesinleşmesinden sonra bu binaların yıktırılması için maliklere 60 günden az olmamak üzere süre verilir, bu süre içinde riskli binaların yıktırılıp yıktırılmadığı kontrol edilecek, yıktırılmamış ise 30 günden az olmak üzere ek süre verilecek ve verilen bu süreler içinde maliklerce riskli yapılar yıktırılmaz ise, yıktırma işlemleri mahallî idarelerin de iştiraki ile mülki amirler tarafından gerçekleştirilmesi sağlanacaktır.

2.RİSKLİ BİNAYI TAHLİYE ETMEYEN MALİKLER VEYA KİRACILAR HAKKINDA NE YAPILABİLİR?

Riskli binanın yıktırılması için maliklere verilen süreler içerisinde riskli binayı tahliye etmeyen malik veya kiracılar İstanbul, İzmir ve Bursa’da Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Müdürlükleri’ne, diğer illerde ise Çevre ve Şehircilik İl Müdürlükleri’ne bildirilir.

Riskli yapıların tespiti, tahliyesi ve yıktırma iş ve işlemlerini engelleyenler hakkında, işlenen fiil ve hâlin durumuna göre 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uyarınca Cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunulur.

3.RİSKLİ BİNA ÜZERİNDE İPOTEK VAR İSE BİNA YIKTIRILABİLİR Mİ VE İPOTEĞİN DURUMU NE OLUR?

Kanun’a göre, riskli binaların sicilinde bulunan aynî ve şahsî haklar ile temlik hakkını kısıtlayan veya yasaklayan her türlü şerh (meselâ ipotek hakkı), riskli bina yıktırıldıktan sonra hisseler üzerinde devam edecektir. Bu yüzden, üzerinde ipotek olması riskli binanın yıktırılmasına engel teşkil etmeyecektir. Şirketimiz sürecin daha hızlı işleyebilmesi binanın/dairelerin (her türlü vergi, ipotek vs.) muaf olarak teslim edilmesini belirtmektedir.

Malikler ile daha önce yapılan ön mukavele çerçevesinde şirketimiz yeni yapılacak binaya dair hazırlanan proje görsellerini ve planlarını işleme alır.

1.KANUNDA GEÇEN 2/3 ÇOĞUNLUK MALİKLERİN SAYISININ 2/3 ÇOĞUNLUĞU MUDUR?

Kanunun geçen 2/3 çoğunluk, malik sayısının 2/3 çoğunluğu değil, sahip olunan hisseler oranında maliklerin 2/3 çoğunluğudur.

2.2/3’LİK ÇOĞUNLUK İLE ALINAN KARARA KATILMAYANLARIN HİSSELERİ NE OLACAK?

2/3’lik çoğunluk ile alınacak karara katılmayanların bağımsız bölümlerine ilişkin arsa payları, rayiç değerinden az olmamak üzere anlaşma sağlayan diğer paydaşlara açık artırma usulü ile satılır. Paydaşlara satış olmaz ise, bu paylar, Bakanlıkça satın alınacak ve 2/3 çoğunluk ile alınan karar uyarınca değerlendirilecektir.

3.YAPILACAK UYGULAMALAR KONUSUNDA 2/3’LİK ÇOĞUNLUK SAĞLANAMAZ İSE NE OLACAK?

Maliklere yapılacak tebligatı takip eden 30 gün içinde en az 2/3 çoğunluk ile anlaşma sağlanamaması hâlinde, Bakanlık, TOKİ veya belediyeler tarafından acele kamulaştırma yapılabilir.

1.KANUN KAPSAMINDA YAPILACAK YARDIM VE DESTEKLER NELERDİR?
Şirketimiz anlaşması sağlanan bina maliklerine yeni projenin imar işlemleri bitene kadar kira desteği sağlar. Devletimizin verdiği kira desteği bölgelere göre yetersiz kaldığından firmamız kalan farkı ödemeyi taahhüt eder ve öder.

2.KİRA DESTEĞİNDEN FAYDALANMANIN ŞARTI NEDİR?
Maliklerin kira desteğinde faydalanabilmelerinin şartı riskli binanın anlaşma ile tahliye edilmesidir. Devletimizin belirlediği kanunları uygulamayı ve takip etmeyi şirketimiz üstlenmektedir.

3.KİRA DESTEĞİ ALMAK İÇİN MALİKLERİN 2/3 ÇOĞUNLUK İLE ANLAŞMASI ŞART MIDIR?
Kira yardımı almak veya faiz desteğinden yararlanmak için maliklerin kendi aralarında anlaşma yapması şartı bulunmamaktadır.

4.MALİKLERDEN KİRA YARDIMI İÇİN HANGİ EVRAKLAR TALEP EDİLMEKTEDİR?
Riskli binadaki malikler; • Bağımsız bölümü gösterir tapu belgesi, • Arsa paylı tapular için, nüfus müdürlüğünden alınan adrese dayalı nüfus kayıt örneği veya üzerine kayıtlı olan son üç aya ait elektrik, su, doğalgaz veya telefon faturalarından birisi, • Nüfus cüzdanı fotokopisi, • Riskli bina tespit raporu inceleme formu, • Konutun tahliye edildiğine dair yeni adresini gösterir adrese dayalı nüfus kayıt örneği, ‘’6306 sayılı Kanun kapsamında yapılacak kira yardımı başvurusu için yetki verilmesi’’ ibaresinin yer aldığı şirketimiz adına düzenlenecek vekâletname.
Not: Vekâletname ile birlikte şirketimiz malikler adına devletimize gerekli destek için başvuruyu yapar ve süreci takip eder.
Yukarıda bahsi geçen evraklar gerekli işlemlerin sağlanması ve takibi için şirketimize iletilmelidir.

5.TAŞINMA MASRAFLARINI KİM KARŞILAYACAK?
Anlaşması sağlanan bina maliklerinin taşınma masrafları şirketimiz tarafından karşılanacaktır.

6.KİRACI VEYA SINIRLI AYNİ HAK SAHİPLERİNDEN KİRA YARDIMI İÇİN HANGİ EVRAKLAR TALEP EDİLMEKTEDİR?
Riskli binada kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak ikamet edenler;
• Nüfus cüzdanı fotokopisi,
• Kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi üzerine kayıtlı su, elektrik, telefon, doğalgaz faturalardan birisi veya riskli binada oturduğunu gösteren nüfus müdürlüğünden alınmış adrese dayalı nüfus kayıt örneği,
• Konutun tahliye edildiğine dair yeni adresini gösterir adrese dayalı nüfus kayıt örneği,
• ‘’6306 sayılı Kanun kapsamında yapılacak kira yardımı başvurusu için yetki verilmesi’’ ibaresinin yer aldığı şirketimiz adına düzenlenecek vekâletname

7.KİRACI VEYA SINIRLI AYNİ HAK SAHİBİ OLARAK İŞYERİ İŞLETENLERDEN KİRA YARDIMI İÇİN HANGİ EVRAKLARLA TALEP EDİLMEKTEDİR?
Riskli binada kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak işyeri işletenler;
• Nüfus cüzdanı fotokopisi,
• Kiracı veya sınırlı aynı hak sahibine ait vergi levhası,
• İşyerinin tahliye edildiğine dair güncel vergi levhası,
• ‘’6306 sayılı Kanun kapsamında yapılacak kira yardımı başvurusu için yetki verilmesi’’ ibaresinin yer aldığı şirketimiz adına düzenlenecek vekâletname

8.MALİKLER İÇİN KAÇ AY VE NE KADAR KİRA YARDIMI YAPILACAK?
Devletimiz tarafından kira desteği için belirlenen miktarlar aşağıdaki gibidir;
İl Nüfusu Kira Miktarı
300.000’e kadar 400,00 TL
300.000 - 500.000 arası 450,00 TL
500.000 - 750.000 arası 500,00 TL
750.000 – 2.000.000 arası 550,00 TL
2.000.000 – 4.000.000 arası 600,00 TL
4.000.000’dan fazla 730,00 TL
Devletin maliklere Kentsel Dönüşüm kira desteği azami 18 ay süredir.

1.RİSKLİ ALANLAR NASIL BELİRLENİR?

Riskli alanlar, zemin yapısı ya da üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıyan alanlardır.

2.RİSKLİ ALAN İÇİNDEKİ BİNALARIN AYRICA RİSK TESPİTİ YAPILACAK MI?

Riskli alan ilan edilen yerlerdeki yapılar için tek tek riskli yapı tespiti yapılmasına gerek yoktur.

3.RİSKLİ ALAN İÇERİSİNDE KALAN RİSKSİZ BİNALARIN DURUMU NE OLACAK?

Riskli alanda risksiz bina bulunması hâlinde, bu binalar uygulama dışı tutulabilecektir. Böyle bir durumda, risksiz binanın bulunduğu alan ifraz edilebilecek, ifraz imkânı yok ise maliklerin anlaşması hâlinde binanın hâlihazır durumu korunabilecektir. Ancak, uygulama bütünlüğü bakımından gerekmesi hâlinde, risksiz binalar, malikleri ile yapılacak anlaşmalar çerçevesinde yıkılabilecektir.

4.RİSKLİ ALAN İÇERİSİNDE KALAN BİNALAR 60 GÜN İÇERİSİNDE YIKILACAK MI?

Riskli alan ilanından sonra öncelikle alanın mevcut durumu tespit edilecek, hak sahiplikleri belirlenecek, hak sahipleri ile anlaşma yoluna gidilecek ve tahliye ve yıkım işlemleri bu süreçlerden sonra başlayacaktır.

Projeler

GELECEK PROJELER




İletişim Bilgileri

www.kazeyapi.com